YASAKLAMAKLA AKP’NİN GÖZÜNE GİRİLEMEZ
KASTAMONU ve İnebolu yazılarımızda ‘Köçek oyunu da tu kaka ediliyor’ başlıklı yazımız okurlarımızdan gerekli tepkiyi aldı. Bir çok aydın Kastamonu’lu  “Geleneksel kültürümüz yozlaştırılamaz” dedi. İstanbul’dan eğitimci bir okurumuz aradı ve dedi ki: “Köçek oyununu, Kastamonu Belediye Bakanı Tahsin Babaş’ın yasaklama kararını üzüntüyle karşılıyoruz. Bir yörenin yüzyıllar içinde oluşmuş halkın kültürü, folklorik rengi bir buyrukla, emirle yasaklanamaz. Bu geleneksel kültürü yok etmek demektir, folklorik imhadır. İhtimaldir ki, Babaşların kendi düğününde de davul çaldırılıp köçek oynatılmıştır."
              
     
Bu kafada olanların Kastamonu bilim adamlarının kitaplarını okumalıdır. Örneğin, İTÜ Konservatuarından mozikolog Prof. Süleyman Şenel’in iki ciltlik saha çalışması vardır. Kastamonu köçekleri konusunda yine İTÜ konservatuarında Şenel’in öğrencisi Ufuk Nasman’ın yüksek lisans tezi ilginçtir.”
‘Kemaneci Murat’ı bir kez dinleyin ve konuşun, size neler söyleyecektir, öğrenin. Köçek Kastamonu’ndan başka Karabük, Zonguldak, Sinop, Çankırı ve Bartın da oynanan bir kültürdür. Aydınlanma ve bilim yozlaşmaya ders veriyor.

Yalçın Bayer

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yalcin-bayer/nedenler-bulunmazsa-bilim-gelismez-40553677

                   

Devrek


Çok yeni

Kırmızı Lacivert
Alper Şahin
Stada girdikleri vakit, tribünleri doldurmuş olan herkes gibi aynı duyguya kapıldılar. Sonuçta izleyecekleri kendi takımlarıydı; kendi emekleri, kendi sermayeleri, kendi ruhları ile kurdukları futbol takımıydı.
Bu takım, bir direnişin eseriydi.
Renkleri kırmızı-lacivert idi. Lacivert, ekmekleri uğruna üzerlerinden çıkartmadıkları iş tulumlarının rengiydi; kırmızı ise, yine ekmekleri uğruna akıttıkları kanın. Bu zamana kadar kaç canları gitmişti madende!
“Hüsam, Hamit, Milo, Halâskâr…”      

Yakın Tarih / Güncelleşti!

Yıl 2014
COCA-COLA'YI 'FANTA' İÇEREK PROTESTO ETTİ
Tekirdagtaraf.com internet sitesinin haberine göre, Vali Ali Yerlikaya, eşi Hatice Nur Yerlikaya ile birlikte Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün düzenlemiş olduğu iftarda Tekirdağ’da bulunan Koruyucu Aileler ile bir araya geldi. Burada akşam yemeğinde Fanta’yı tercih eden vali, gazeteye göre geçen hafta da ‘İlim Yayma’ iftarında Coca Cola içti.
COCA-COLA TWEETİ ATMIŞTI
Tekirdağ Valisi Ali Yerlikaya Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç’ın paylaştığı bir tweeti kendi hesabında paylaşmıştı. Valinin paylaştığı tweette, “1.5 milyar Müslümanın elinde coca-cola bardağı ile ebabil kuşlarını beklemesi soytarılıktır” yazıyordu.
http://www.hurriyet.com.tr/coca-colayi-fanta-icerek-protesto-etti-26876011 

Kültür

                 
Yahu o Rum’du
Mustafa K. Erdemol  Birgün
Bu ülkede milliyetçilik yapmak bu nedenle zor. Bu nedenle de “orijinal” bir görüş yakalayabilmiş değil Türk milliyetçileri. Bunu da ilk söyleyen ben değilim. Kendisini sağcı muhafazakar olarak adlandıran A. Tarık Çelenk bu konulara kafa yoran biri. Oturmuş sağın önde gelenleriyle söyleşiler yapmış, 600 sayfayı aşkın bir kitap çıkarmış ortaya: “Türk Sağının Düşünce Atlası”. Kitapta hiçbir komplekse kapılmadan, son derece samimi olarak milliyetçi kesimin neden ilerleyemediği, çağı neden yakalayamadığı, neden entelektüel ya da münevver yetiştiremediği sorgulanıyor. Çağın neden gerisinde kalındığı, bazı sorulara neden yanıt verilemediği ele alınıyor. Tavsiye ederim.
Kahramanlarından biri Rum çıkıyorsa, şarkın, türkün Ermeni’den alınmışsa, askerde talimini Kürtlerden adapte “Edle Yemman”la yapıyorsan, mutfağında Arap’ın Humus’u, musakkası varsa bundan ala zenginlik mi olur? Bunların toplamı harika bir yurttur. Tadını çıkarsana.
Koy cd’sini, - eğer hala varsa pikabına plağını-, o muhteşem sesiyle Ayten Alpman’dan “Havasına suyuna taşına toprağına/ Bin can feda bir tek dostuma/ Her köşesi cennetim, ezilir yanar içim/Bir başkadır benim memleketim/ sözlerinin yer aldığı “Memleketim” şarkısını. Dinle bir güzelce. Kendine gel.
Memleketin için söylenen bu şarkının bestesi de bir Yahudi şarkısından alınmadır. Kimse de bir şey söylemiyor işte.
Keyiflen.
http://www.birgun.net/haber-detay/yahu-o-rum-du-174985.html 
                           

Yeni çıkan kitap:

     
Ereğli’de amelelerin hikâyesi
Zafer Aydın  Birgün
Can Şafak, iki yıl önce Sosyal Tarih Yayınları tarafından yayınlanan, Çelik İşçileri (Ereğli 1965-1980) adlı kitabında bir balıkçı kasabasından sanayi kentine dönüşen Ereğli’de çelik işçilerinin örgütlenme ve mücadele serüvenini anlatmıştı. Bu kez Ereğli’ye sanayi kenti kimliği kazandıran Ereğli Demir Çelik Fabrikası’nın inşaatında çalışan 'amelelerin' hikayesini Morrison’un Yapı İşçileri (Ereğli 1960-1965) adıyla kaleme aldı. Böylece puzzle'ın eksik kalan parçasını da tamamladı. Kitaba adını veren Morrison, 50’li-60’lı yıllarda Türkiye’de sanayi kuruluşları, köprüler, NATO havaalanları, füze rampaları yapımını üstlenen bir Amerikan şirketi. Kitapta, Ereğli Demir Çelik Fabrikası'nın kurulması aşamasında bu şirket ile bu şirketin inşaatında çalışan işçilerin ve onların sendikası Yapı-İş’in arasındaki mücadele bütün yönleriyle birlikte konu ediliyor.
http://www.birgun.net/haber-detay/eregli-de-amelelerin-hikayesi-175022.html 
                     

Can Şafak’tan yeni bir çalışma: Ereğli 1965-1980 Çelik İşçileri
http://www.soldefter.com/2015/06/06/can-safaktan-yeni-bir-calisma-eregli-1965-1980-celik-iscileri/

Yeni

Morrison'un Yapı İşçileri

Ereğli 1960 - 1965
'60'ların başlarında Türkiye'nin ikinci dev ağır sanayi kuruluşu Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları, yerli ve yabancı sermaye tarafından inşa edilmekte, küçük bir balıkçı kasabası büyük bir sanayi kentine dönüşmenin sancılarını yaşamaktadır. Morrison'sa, bu dev inşaatı yürüten meşhur bir Amerikan şirketidir. İnsanlık dışı çalışma koşullarını, sömürünün, baskının en ağırını akla getiren kötücül bir simgedir Morrison. Bu kitap, insanı hiçe sayan sermayeye Ereğli'den yükselen bir çığlığın, bir isyanın, Türkiye sendika hareketinin "aykırı" bir hattının -yapı işçilerinin- mücadelesinin destansı öyküsüdür.
Bu öykü, aktörleri bakımından da eşsizdir. Çalışma Bakanı, CHP'de yeni yeni yıldızı parlayan ve Ereğli'de durulmak bilmeyen emek-sermaye kavgasında sermayeden yana olan Bülent Ecevit'tir. Morrison şirketinin Türkiye temsilcisi, sonraki yıllarda "Morrison Süleyman" olarak da anılacak olan geleceğin AP Genel Başkanı, Başbakanı, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'dir. Morrison'a karşı başlatılan direnişin önderi Türkiye Yapı-İş Federasyonu Başkanı, Fukara Tahir olarak bilinen, emek tarihinin en nevi şahsına münhasır simalarından Tahir Öztürk'tür. O günlerde sendikacılık hayatına henüz ilk adımlarını atmakta olan geleceğin efsanelerinden biri, İsmet Demir de Ereğli'de işçi direnişlerinin içindedir.     
Zonguldak Kitapları Sergisi Ekim ayında açılacak
Zonguldaklı yazarların ve Zonguldak’ı yazan yazarların kitaplarından oluşan serginin Onuncusu SergiOdası'nda 14 Ekim 2017'de açılacak.
2016 ve 2017 yılında çıkan yeni yayınlara, basım tarihi 1985 yılı öncesi olan kitaplara, konusu maden ortamında geçen yerli ve yabancı filmlere ayrı birer bölüm ayrılan sergide üç yüzü aşkın kitap yer alıyor. 
Bir ay sürecek olan olan kitap sergisi, bu yıl aramızdan ayrılan Demokrat Çaycuma Gazetesi sahibi gazeteci, yazar Hasan Ataman'ın anısına düzenlenecek.
Zonguldak SergiOdası'nın en çok ilgi gören etkinliklerinden olan sergi, kent tarihi üzerine çalışan araştırmacılar ve meraklılar için  fırsat oluşturuyor.
Zonguldak Kitapları Sergisi yılda iki kez düzenleniyor.
                                
Halay Halk Oyunları Derneği Başkanı Ramazan Yıldız, katkılarından dolayı Kilimli Belediye Başkanı Ali Aslankılıç'a teşekkür plaketi verdi. Zonguldak'ta faaliyet gösteren halk oyunları derneklerinin yerel yönetimlerden yeteri kadar destek bulamadığına dikkat çeken Yıldız, desteklerinden ötürü ekip arkadaşları adına teşekkür etti.

    

Kitap

Karadeniz'de Bir Kıyı Kenti Akçakoca

18. ve 19. yüzyıllarda mütevâzi bir kıyı ve orman kenti olan, kentin fiziksel dokusunun bireyle adeta bütünleştiği Akçakoca, Osmanlı Devleti'nin odun ve kereste ihtiyacının karşılandığı önemli taşra kentlerinden birisidir. Kentin liman kenti olması kır ve kent alanlarının birlikte gelişmesinde etkili olmuştur. Kitap islam kent nüfus dokusunda olup olmadığı merak edilen "zenginler ; mahallesi" olgusunu Akçakoca Örneği ile ispat etmekte, Akçakoca'da yaşayan bazı ailelere, atalarından tevarüs eden meslek ve sosyal statülerini takip etmede rehberlik yapmakta, bu bağlamda kentin sosyal, ekonomik ve idari tarihini tahlilî ve karşılaştırmalı olarak ortaya koymaktadır.
 
Çalışma sadece monografik nitelikler taşıyan bir araştırma olmayıp, 18. ve 19. yüzyılla ilgili değerlendirmeleriyle 20. yüzyılda kentte meydana gelen sosyal ve ekolojik varyantları takip etmede önemli ipuçları vermektedir.    

Çaycuma - Lennestadt

Çaycuma’da görev yapan Nilgün Çelik, Şule Türkoğlu ve Ayşegül Oğul adlı öğretmenler, Çaycuma’nın Almanya’daki kardeş kenti Lennestadt’ı ziyaret etti. Geliştirdikleri “kardeş okul” projesinin ön görüşmeleri için Almanya’ya giden heyet, burada çok sıcak ilgiyle karşılandı. Belediye basın bürosundan verilen habere göre Lennestadt’ta her düzeydeki okulda inceleme yapan öğretmenlerin, gezilerinin bir bölümüne Lennestadt Belediye Başkanı Stefan Hundt da eşlik ederken, Lennestadt Belediyesi Uyum Meclisi Başkanı Nedim Kalembaşı ile belediye personeli Ayşe Naumanziyaretin verimli geçmesi için büyük çaba harcadı. Çelik, Türkoğlu ve Oğul’un ziyareti Alman basınıyla yurtdışında baskı yapan Türk gazetelerinde de yer buldu. Proje kapsamında, ekim ayı içinde, bir Alman öğretmen heyetinin de Çaycuma’ya geleceği bildirildi.
http://www.halkinsesi.com.tr/zonguldak/kantarciya-yurtdisindan-ovgu-h37187.html 
Çocuklara parkta sinema keyfi
Zonguldak’ta çocukların korunmasına yönelik etkinlik gerçekleştiren Erol Karaeli, mahalle parkını sinema salonuna çevirdi. Yayla Mahallesi’nde gerçekleştirilen organizasyonda, Erol Karaeli mahallenin parkına dev ekran kurarak çocuklara film izletti. Çocukların birlik ve beraberlik içerisinde, kötü alışkanlıklardan uzak bir şekilde eğlenmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen organizasyona Zonguldak Gençlik Merkezi de destek verdi.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/cocuklara-parkta-sinema-keyfi-84219-haberler.html 
   

Hangi ülke silaha ne kadar harcıyor? Dünya savaşa, silah şirketleri kâra koşuyor
       
ABD ve Kuzey Kore krizinin ardından ABD’li Northrop Grunnman, Raytheon, Rockwell Collins, Boeing ve Lockheed Martin gibi silah devlerinin hisseleri yüzde 20 civarında arttı. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün raporuna göre geçen yıl yapılan savunma harcaması dünyada 1 trilyon 686 milyar doları buldu.
      

     
4 litre: Ecdat boyu Cola soğuk içiniz!
Erk Acarer  Birgün 
Buzdolabının ilk kez üretilmeye başlamasından tam dört yıl sonra, yani 1964’de Türkiye başka bir mucizeyle tanışır. Amerika’da üretilen içeceğin ülkemize gelişi; “Dünyaca meşhur Coca Cola memleketimizde!” sloganıyla duyurulur. 1960 yılında üretilmeye başlanan ve zaman içinde geliştirilen buzdolabımızdan bir Coca Cola çıkarıp baktığınızda o önemli ibareyi görürsünüz: “Soğuk içiniz!”
Açıkçası Coca Cola Türkiye’de de soğuk içilir!
• • •
Cola’nın en büyük numaralarından biri; Noel Baba’yla olan ilişkisidir. Kışın bile sıcaklık ortalaması yüksek Antalya Demre’de yaşayan bir dervişe kalın elbiseler giydirmek sonra da bu elbiselerin rengini yeşilden kırmızıya çevirmek ancak kapitalizmin ruhuyla açıklanabilir. Elbette Cola tarafından kullanılan bu figür Noel Baba’dır. 29’daki büyük Amerika buhranı Coca Cola’yı etkileyince tüm dünyada tanınan Noel Baba da firmanın yeni reklam yüzü olacaktır! Adeta firma 1930’da Noel Baba’yı yeniden üretip onu kendi renkleriyle giydirir.
• • •
Lafın özü; dünyada bir altyapıyla birlikte sistem kuran, tarihi-mitolojik figürleri bile maymun eden bir şeytan icadından söz ediyoruz.
Coca Cola firmasının Türkiye’de açılışındaki Rabia işareti acıklı bir manzaradır. Manzara bazı şeyleri anında açığa vurur: Nerede o sol düşüncenin kararlılığı, naifliği ve geleneksel tadı; nerede siyasal İslamın fırıldaklığı! 
http://www.birgun.net/haber-detay/4-litre-ecdat-boyu-cola-soguk-iciniz-174626.html 
     
http://advertisingtr.blogspot.com.tr/2013/11/noel-baba-ve-coca-cola.html

     
Eren Bülbül için İstiklal Caddesi'nde grafiti yapıldı
Trabzon'un Maçka ilçesinde PKK'lıların açtığı ateşle şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül için İstanbul İstiklal Caddesi'nde grafiti çalışması yapıldı.
Galatasaray Meydanı'nda grafiticiler tarafından duvara büyük harflerle "Eren" yazıldı. Grafitide Eren Bülbül'ün sosyal medyadaki paylaşımına atıfta bulunularak "# İyiki varsın Eren" yazısı da yer aldı.
Eren Bülbül’ün annesinin cevabını beklediği soru
Kaynak: Eren Bülbül’ün annesinin cevabını beklediği soru
     

'Erdoğan meyve suyu tesisi açtı' diye yazdı
                           
Yandaş medya 'Coca-Cola' diyemedi
                      
Bir dönem Coca-Cola aleyhinde kampanyanın öncülüğünü yapan Yeni Akit'in haberi nasıl göreceği merak konusuydu. Gazete, ne Erdoğan'ın açılıştaki bu fotoğrafını birinci sayfasına taşıdı ne de Coca-Cola açılışını yazdı. Diğer yandaş medya da 'Coca-Cola' açılışını yok saydı. Sadece Milliyet Gazetesi'nin birinci sayfada 'Coca-Cola' yazması dikkat çekti. Saadet Partisi'nin yayın organı Milli Gazete ise sürmanşete taşıdı açılışı. Hem de şaşkınlığını dile getirerek.
      

Dayanışma

SergiOdası'ndan Bitlis ve Hakkari'ye kitap desteği
Zonguldak SergiOdası, Bitlis ve Hakkari İl Halk Kütüphanesi'ne gençlik kitaplarından oluşan iki ayrı paket gönderdi. 
Geçtiğimiz günlerde her iki Halk Kütüphanesi'nin çevre köylere kitap dağıtımı basına yansımış ve kitapseverler tarafından destek görmüştü.
Bitlis İl Halk Kütüphanesi çalışanı Hakan Yücel bisikleti ile köylere kitap dağıtırken, Hakkari kütüphane müdürü Yüksel Polat köylere kadar giderek gençlere kitap ulaştırmıştı.
Zonguldak'ta 17 yıldır kültür sanat ortamı sunan SergiOdası, izleyicilerinden topladığı kitapları dayanışma amacıyla kitap kampanyalarına gönderiyor.

http://aa.com.tr/tr/yasam/koy-cocuklarinin-bisikletli-kutuphanecisi/764242 
       
http://www.birgun.net/haber-detay/kutuphane-muduru-koy-koy-dolasarak-cocuklara-kitap-dagitiyor-174315.html

Tiyatro

Komşu'da tiyatro şöleni... Sanat severler orada buluşacak
Zonguldak İncivez mahallesinde hizmet veren Komşu Cafe'de, artık tiyatro gösterimi yapılacak. İlk oyun için bu akşam perdelerini açacak Komşu Cafede, Erhan Adsay'ın yazıp yönettiği "Kukla" isimli oyunun gösterimi yapılacak. Tiyatro Kalem ekibinin yeni sezon oyunları ilerleyen günlerde de Komşu Cafe'de sahne alacağı öğrenildi.
       
Osmanlı’da yaşamış Rum delikanlısı Malkoçoğlu ile Türkçülük yapıyoruz
 “Ölürüm Türkiyem”
Mustafa K. Erdemol  Birgün 
Ülkücülerin yıllardır dillerinden düşürmedikleri “Çırpınırdı Karadeniz” marşı kim ne derse desin gerçekten çok hoş, duyanın beğeneceği bir şarkıdır. Sözleri umurumda olmamıştır hiçbir zaman, ama müziğini her duyduğumda zevkle dinlemişimdir. Türk milliyetçisinin bu marşı bir Ermeni’ye, büyük kompozitör Aram Haçaturyan’a aittir. Kimi kaynaklar 18. yüzyılda yaşamış bir başka Ermeni ozanı Sayat Nova’ya ait olduğunu da kaydeder ama sonuçta “milliyetçiler”in kalbinden, aklından çıkmış bir güzellik değildir.
 ... 
Askerde erleri eğitirken söylenen “Ay Akşamdan Işıktır” türküsünün “Edle Yemman” olduğunu bilmeyen yok bu toplumda. Kürt olmayan biri olarak ben bile biliyorum. Bilerek yapılıp yapılmadığının önemi yok, ama bu coğrafyada yaşayan başka toplulukların kültürsüzleştirilmesine yönelik sinsi bir çaba var bu ülkede yıllardır. Türkülerine el koyuluyor. Saygısızca hem de.
Sadece marşlarına değil türkülerine de. Doğru mu yanlış mı bilemem. İlgilisi elbette araştırmalı. İddialar doğru çıkarsa hak da teslim edilmeli. Yıllardır duyarım bu iddiayı. Şu meşhur “Ankara’nın Taşına Bak, Gözlerimin Yaşına Bak” marşının Kürtlere ait yarı ağıt bir marş olduğunu söylerler. 1946’da İran topraklarında kurulan Mehabad Kürt Cumhuriyeti için yazılmış bir marştır. Notalarını yazan da Hasan Zîrek’tir denir. Müziği alıp üzerine malum sözleri yazıp “kendimizin” yapıvermişiz. Ermenimizden çaldığımız türküyle milliyetçilik yapıyor, Ermenimizden aldığımız cenazede helva dağıtma âdetiyle taziyeci ağırlıyor (Müslümanlarda yoktur bu), Osmanlı’da yaşamış Rum delikanlısı Malkoçoğlu ile de Türkçülük yapıyoruz.
http://www.birgun.net/haber-detay/olurum-turkiyem-174438.html 
                                                        

İstanbul - Harbiye

    
Contemporary İstanbul 2017

Bu yıl 14-17 Eylül 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek Contemporary Istanbul, 12. yılında da Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen çağdaş sanat galerilerini ve eserlerini İstanbul’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz yıl 20 ülkeden toplam 70 galeri ve 520 sanatçıyı ağırlayan ve beş günde 90 bin ziyaretçiye kapılarını açan fuar, sanatseverlere uluslararası alanda sanat dünyasının farklı üretimlerini keşfetme imkânı veriyor.
 
Bu yıl İstanbul Bianeli ve birçok sanat kurumunun açılış sergileri ile eş zamanlı olarak ‘’İstanbul Art Week’’ kapsamında gerçekleşecek.
                 

İstanbul

Çağdaş sanatta yeni sezon
Birbirinden ilgi çekici çağdaş sanat sergileri, eylül ayıyla birlikte yeni sanat sezonunda sanatseverlerin beğenisine sunulacak. 15. İstanbul Bienali’nin başını çektiği, tüm Türkiye’ye yayılacak sergiler arasında takipçileriyle ilk buluşacak olan ise 9 Eylül’de Akbank Sanat’ta yer alacak “Siyah Gürültü” sanat projesi. Akbank Sanat’ın ardından 12 Eylül’de Türkiye’ye ilk kez gelecek olan Ai Weiwei sergisi, İstanbul Bienali’nden sonra yılın en çok beklenen sanat olaylarından biri. Yine 12 Eylül’de Arter’de “Kaf Dağı’nın Ardında” ve 13 Eylül’de SALT’ta “İşveren Sergisi” ile İstanbul yeni sezona hızlı bir başlangıç yapacak. 15. İstanbul Bienali ise 16 Eylül’de “İyi Bir Komşu” başlığıyla kapılarını açacak. Bienale ev sahipliği yapacak mekânlar arasında daha önceden olduğu gibi İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Galata Özel Rum İlköğretim olacak. 16 Eylül’de Borusan Contemporary’nin de 2 sergisi birden yeni sezona “merhaba” diyecek.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/801405/Cagdas_sanatta_yeni_sezon.html 

Dayanışma

Bisikletiyle köyleri dolaşarak köy çocuklarına kitap dağıtıyor
Bitlis’te kütüphaneci Hakan Yücel, köy çocuklarına okuma alışkanlığı kazandırmak ve bu konuda farkındalık yaratmak için bir işe başladı. Bisikletinin arkasına monte ettiği heybesindeki kitaplarla birlikte çocuklara kitap götürme heyecanıyla yollara düşen Yücel, köy çocukları için başlattığı bu güzel çalışmayı Aydınlık’a anlattı. Hakan Yücel, “4 buçuk senedir Bitlis’teyim. Mustafa Güzelgöz’ü namıdiğer ‘eşekli kütüphaneciyi’ örnek alarak bu işe başladım. Bisikletimin arkasına eşeğin sırtına atılan heybe gibi heybeler attım. Köydeki çocuklar kitaplara erişimde zorluk çekiyor. Ben de vefat eden Mustafa Güzelgöz’ün kaldığı yerden devam ederek her hafta sonu köy çocuklarına kitap götürmeyi hedefliyorum” dedi.
https://www.aydinlik.com.tr/yasam/2017-mart/koy-cocuklarinin-bisikletli-kutuphanecisi 
     
http://www.bitliskutup.gov.tr/
     
PKK’lıların 30 Aralık 1994 tarihinde Taksim The Marmara Oteli’nin altındaki pastaneye koyduğu bombanın patlaması sonunucu hayatını kaybeden ablası, arkeolog Yasemin Cebenoyan’a ve Türk soluna ilişkin konuşan Birgün gazetesi yazarı Cüneyt Cebenoyan:
Birgün yazarı: Türk solu, kendini PKK’dan ayrıştırmalı
Evet, kesinlikle! Ben, PKK’nın bırakın demokratikleşmeye katkısı olduğunu, engellediğini düşünüyorum. PKK başından beri bir ölüm makinesi olarak çalışıyor. Bugüne kadar insan öldürmekten başka ne yaptı? Sürekli milliyetçiliği ve militarizmi körükledi. Neyi savunduğunu bile doğru dürüst bilmiyoruz. Bugün ABD’yle ve CIA ile bu kadar yakın ilişkileri varsa bunun geçmişi ne zamana kadar uzanıyor? Elbette Kürtlerin sorunları var. 1938’de Dersim’de korkunç bir katliam yapılmış örneğin. Yılarca “Kürt diye bir şey yoktur” denilmiş. Faili meçhul cinayetler işlenmiş ama bunlar PKK vahşetini meşru kılmaz. Türkiye’de ezilen, baskı gören ya da zulme uğrayan bir tek Kürtler değil. Ama böyle davranan bir tek PKK...
“PKK’nın öldürdüğü devrimci öğretmenler karşısında solun suskunluğu malumdur. Türk solu kendini PKK’dan ayrıştırmadığı müddetçe bence kitleselleşme şansı yok. Elbette Türk solu içinde böyle olmayanlar da var ama PKK ve sol aynı şeylermiş gibi bir izlenim verenler var.”
 http://t24.com.tr/haber/birgun-yazari-turk-solu-kendini-pkkdan-ayristirmali,419556
      

Dayanışma

HAKKARİ'ye 10 ay önce atanan İl Halk Kütüphanesi'nin kadın Müdürü Yüksel Polat, Gezici Halk Küpüphanesi aracıyla köy köy dolaşıp çocuklara kitap dağıtıyor.

Kadın kütüphane müdürü köy köy dolaşıp kitap dağıtıyor

Hakkari'nin köylerinde yaptıkları bu çalışmadan büyük mutluluk duyduklarını anlatan Yüksel Polat şöyle konuştu:
"Köylerde çocuklarımıza okumanın özgürlük olduğunu, okumanın hayat olduğunu, okumaın aydınlanma olduğunu anlatıyoruz. Bizim amacımız hem kütüphane alışkanlığını kazandırmak, hem de bunları okuma ile daha ileri seviyelere getirmeyi amaçlıyoruz. Şu ana kadar 4 bine yakın kitap dağıttık. Tabi bu kitapları kendi kolleksiyonumuzdan dağıtmıyoruz. Bize bağışla gelen kitaplardan veriyoruz. Bundan dolayı vatandaşlarımızdan ellerinden bulunan kitapları bize göndermelerini istiyoruz. Biz de onları köylerimizde dağıtıyoruz. "
http://www.hurriyet.com.tr/kadin-kutuphane-muduru-koy-koy-dolasip-kitap-da-40546871 
           
https://www.aydinlik.com.tr/hakkari-nin-tek-kadin-kutuphanecisi-koy-cocuklari-icin-yollarda-egitim-agustos-2017-1

Çok yeni

                                                              

İmamın Ordusu

15 Temmuz Darbe Girişimi İncelemesiyle Birlikte
İktidarın, Cemaat'in istediği her şeyi verdiği, Cemaat'e dokunanın “yandığı” günlerde Ahmet Şık, bu kitabı nedeniyle hapse atıldı. İmamın Ordusu, yayımlanmadan yasaklandı; 2011'de internetten “000Kitap” adıyla okurlara ulaştı.
O gün FETÖ komplosunun mağduru olan Şık, bugün FETÖ'yle ilişkisi olduğu iddiasıyla bir kez daha Silivri'de  

Maraş

Aşık Mahzuni Şerif'i anma etkinliği yasaklandı
11- 13 Ağustos tarihlerinde Aşık Mahzuni Şerif'in Maraş'ın Afşin ilçesindeki köyü olan Berçenek'de yapılması planlanan "Aşık Mahzuni Şerif'i anma etkinliği", Afşin Kaymakamlığı tarafından OHAL bahanesiyle yasaklandı.
Termik santrallerin bulunduğu ve kanser hastalığının yaygın olduğu bölgede, yapılacak etkinliğe kanser uzmanları, çevre aktivistleri ve sanatçıların katılması planlanıyordu.

 Artiz mektebi "motor" dedi  
Yönetmenliğini Ahmet Arpacı'nın yaptığı Artiz Okulu'nun çekimleri Zonguldak'ta başladı. İncivez Mahallesi'de üniversite öğrencilerinin yoğun olduğu bir kafede ilk gün çekimleri yapılan Artiz Mektebi'nin çekimleri bir ay sürecek. Film Yeşilçam kültürünü yaşatmak isteyen bir grup gencin film çekme mücadelesini anlatıyor.
http://www.halkinsesi.com.tr/zonguldak/artiz-mektebi-motor-dedi-h37156.html 
Barış Akarsu'nun evini soyan hırsızlardan biri yakalandı
Müzisyenin sevenlerinin ziyaretine açık, müze olarak kullanılan evi soyan hırsızlar, Barış Akarsu’nun takıları ve ödüllerini alıp kaçtı.
Evde parmak izi alıp soruşturma başlatan polis, eve giren 2 kişinin eşkal ve kimliklerini tespit etti. Şüphelilerden 28 yaşındaki A.E., Ankara’da polisin düzenlediği operasyonda yakalandı.
Gözaltına alınan şüpheli Amasra’ya getirildi. 7 ayrı hırsızlık olayından sabıkası bulunan A.E., Barış Akarsu’nun eşyalarının diğer arkadaşında olduğunu ileri sürdü.

Yeni

Çizmelerimi Çıkarayım mı ?

Soma... 13 Mayıs 2014
Soma Katliamı, aşırı kâr hırsı, üretim baskısı, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikaları ile dayıbaşılık denen kuralsızlığın ve denetimsizliğin oluşturduğu kötü düzenin bir sonucudur.
 
Bu kitap tütün destek politikalarının sonlandırılmasıyla başlayan ve katliamla devam eden süreçleri mercek altına alıyor, bu esnada da Soma insanının acılı serüveninin her aşamasını, tanıklıklara dayanarak bütün gerçekliğiyle gözler önüne seriyor. Yaşananların bir daha olmaması için kendi içinde bir hafıza oluşturma çabası...  

Çok taze, yeniden baskı: 2014 > > 2017

Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda

AKP-Cemaat İttifakı Nasıl Dağıldı?
Yakın geçmişin yol arkadaşları...

Şimdi “Yeni Türkiye”nin savaşan güçleri olarak karşımızdalar.


Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda, Fethullahçılar'ın kanlı darbe girişimine giden yolun nasıl hazırlandığını gösteriyor, Türkiye'nin yakın geçmişine dair ayrıntılı bir analiz sunuyor.


Haluk Kalafat 




                

'Pedofil arzu', çocuksu kadınlığın yükselişi: Aleyna Tilki vakıası

Çocuğun cinsel fetişleştirilmesi ile kadınların anoreksiyaya uzanan eser ölçüdeki vücut varlıkları, kıvrımların yok olması, memesiz ve artık kemikleri sayılan kadınların podyumlarda sunulması aynı süreçtir. Ve hepsi, arzu nesnesini unufak etmek; tümüyle incinebilir, kolayca yokedilebilir varlıklara indirgemek isteyen sadistik bir "bakan gözün" unsurları gibidir.
Öyleki moda ve pornografi unsurlarında, minimalizm ve androjeni akımıyla yalnızca kemikleri sayılan değil, 'eroin şıklığı' denilen solgun, kötü, sağlıksız görünüşlü kadınlar boy gösterecektir.
Bunlar uzak diyarlardaki kaçık modacıların fantezileri olmaktan çıkmıştır. 17 yaşındaki Aleyna Tilki'nin erotizm için (!) 5-6 yaşındaki bir çocuğa dönüştürülmesi hemen burnumuzun dibindeki örnektir. Üstelik çocuk fuhuşunda global yükselişi utanç verici biçimde yakından izleyen ülkemizde bu kültürel bombardıman, ideolojinin bulutsu katmanlarından değil, bizatihi kahredici gerçeklerden, sayılardan beslenmektedir. 
Ebru Pektaş
http://ilerihaber.org/icerik/pedofil-arzu-cocuksu-kadinligin-yukselisi-aleyna-tilki-vakiasi-74635.html 

Kitap

Kaza değil bu ya, bu cinayet. Niye cinayet biliyor musun? Bazen şöyle diyorlar: İşçiler cahildir. Öyle midir? Bu işçiler dünya güzeli gemileri yapıyor, denizde yüzdürüyor; cahil değil. Ama elektriğe bastığında cahil! Oysa önlem almadığından, üç kuruş daha fazla kazanasın diye beş kuruşu harcamadığından bu cinayet oluyor. Beş dakikalık gaz ölçümünü yapmazsan, işçi patlamada öldüğünde bu cinayet değil midir? Cinayetin alası bu.” 
Tersane işçisi Hakkı Demiral 

Barış Akarsu'nun Bartın'daki müzesine hırsız girdi: Takıları ve ödülleri çalındı

Muğla'nın Bodrum ilçesi Torba kavşağında gerçekleşen kazada yaşamını yitiren sanatçı Barış Akarsu adına Bartın'da yapılan kişisel eşyaları, ödülleri ve takılarının sergilendiği müzeye hırsız girdi. Akarsu'nun takıları ve aldığı ödüllerin tamamının çalındığı belirtildi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/797617/Baris_Akarsu_nun_Bartin_daki_muzesine_hirsiz_girdi__Takilari_ve_odulleri_calindi.html
    
Barış Akarsu'nun müzesine hırsız girdi: Takıları ve ödülleri çalındı



                                                                
Zonguldak İçin 
Kültür Sanat Zamanı:
www.67sanat.blogspot.com
 Ağustos 2017'de 

 13 Yaşında!  
Kültür Sanat 
Haberlerinizi Gönderin
haber olsun!
67sergi@gmail.com
zsergiodasi@hotmail.com